Kadınların seçme ve seçilme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren gerçekleştirilen önemli devrimlerden biridir. Cumhuriyet ilan edildikten sonra, kadınlara siyasi haklar tanınmıştır. Türkiye, kadınlara bu hakkı anayasal olarak veren ilk ülkeler arasında yer almaktadır.
Osmanlı Devleti'nin yıkılmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti, dini temellere dayanmayan laik bir devlet olarak kurulmuştur. Bu nedenle, ülke yönetiminde ve toplum hayatında eski çağ dışı uygulamalara son vermek amacıyla birçok reforma gidilmiştir.
Kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması, tek bir kanun veya inkılapla sınırlı olmayıp, birbirini tamamlayan ve sistematik olarak gerçekleştirilen bir dizi devrim ile mümkün olmuştur. Bu devrimler, modern Türkiye'nin oluşum sürecinde temel yapı taşları olmuştur.