Atatürk'ün Türk tarihine ve Türk diline verdiği önem, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile mal varlığını Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu'na bırakmış olmasından anlaşılmaktadır. Bu kurumların bütçesi bugün de Atatürk'ün mirasından karşılanmaktadır.
Atatürk, Türk milletinin geçmişte yaşadıklarını öğrenen insanın milletine daha sağlam bağlarla tutunacağını, sadakatinin artacağını ve milli duygularının perçinleneceğini belirtmiştir. Türk milleti’nin büyüklüğüne bütün Türklerin inanmasını arzulayan Atatürk, "Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve geniş uygarlıklara da sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur" ve "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır" sözleriyle Türk insanının tarihini öğrenmesinin önemini vurgulamıştır.
Ayrıca Türk kültürünü ve Türk tarihini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak amacıyla kurumun çalışmalarına önderlik etmiş ve çalışma planını kendisi çizmiştir. Atatürk, tarih yazımı ile ilgili olarak "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyettir" direktifini vermiştir.