58 gösterim
Biyoloji kategorisinde
düzenledi

2 Cevap

0 oy

Kabul edilen cevap

Protein biyosentezi, transkripsiyon ile başlayıp translasyonla biten çok aşamalı bir süreçtir. Genetik bilgi akışında sıra protein sentezine geldiğinde mesajcı RNA (mRNA) ve taşıyıcı RNA (tRNA) devreye girerek ribozomlarda protein sentezi gerçekleşir. mRNA'da yer alan kodonların taşıdığı genetik mesaj ribozomlarda deşifre edilir, amino asitlerini bırakan tRNA'lar ribozomlardan ayrılırken polipeptit zinciri de sentezlenmiş olur.

Protein Sentezinin Aşamaları ve Temel Yapılar

  • Translasyon Öncesi Hazırlık: Kodon-Antikodon eşleşmesinden önce tRNA'nın doğru amino asidi taşıması gerekir. Her bir amino asidi tRNA'ya bağlayan 20 çeşit aminoasil-tRNA sentetaz enzimi bulunur.
  • Enerji Kullanımı: Aminoasil-tRNA'ların hazırlanmasında ve sentez süresince ATP ve GTP hidrolizi ile yüksek miktarda enerji harcanır.
  • Ribozomdaki Bölgeler: Her bir ribozomda üç bağlanma bölgesi vardır. Polipeptide eklenmek için bekleyen aminoasil-tRNA A yüzeyinde beklerken, sentezlenen polipeptit P yüzeyinde durur. Yükünü boşaltan tRNA ise ribozomdan çıkmak için E yüzeyine geçer.

Önemli Özellikler

  • Protein sentezinin genel hata oranı 10-4 civarındadır (her 10000 amino asitten bir hatalı yerleştirilir).
  • Taşıyıcı RNA (tRNA), translasyon sırasında büyüyen polipeptit zincirine özel amino asitlerin eklenmesini sağlayan küçük bir RNA zinciridir (74-93 nükleotid).
  • Antikodonlar 3'-5' yönünde, mRNA'da kodonlar 5'-3' yönünde okunur.
  • Bazı antibiyotikler protein sentezine müdahale ederek (örneğin prokaryot ribozomlarına etki ederek) etki gösterirler.

düzenledi
0 oy

tRNA Yapısı ve Fonksiyonu

Taşıyıcı RNA (tRNA), translasyon sırasında büyüyen polipeptid zincirine özel amino asitlerin eklenmesini sağlayan küçük bir RNA zinciridir (74-93 nükleotid). Yapısında amino asit bağlanması için bir bölgesi ve mRNA üzerindeki kodon alanına bağlanmasını sağlayan antikodon alanı vardır. Her tRNA molekülü sadece bir amino aside bağlanabilir fakat genetik kodun dejenere olması (yani genetik kodun aynı amino asidi belirten birden çok kodon içermesi) yüzünden farklı antikodonları oluşturan birçok tRNA tipi aynı amino asidi taşıyabilir.

Transfer RNA, mRNA’daki kodon dizisini tanımaya aracılık eden, kodonun uygun amino aside translasyonuna izin veren ve Francis Crick tarafından hipotezi kurulan "adaptör" molekülüdür. Yaklaşık 80 nükleotid uzunluğunda tek zincirli bir yapıdadır. Farklı tRNA bölgeleri, hidrojen bağlarıyla birbirlerine bağlanmış haldedirler. tRNA'nın 3' ucu CCA nükleotid dizisine sahiptir ve burası amino asitlerin bağlandığı bölgedir. Antikodonlar 3'->5' yönünde, mRNA'da kodonlar 5'->3' yönünde okunur. Örneğin, antikodon baz sırası 3'-AAG-5' ise, mRNA’daki kodon 5'-UUC-3' biçimindedir. mRNA’daki her bir amino asit kodonuna özgü bir tRNA olsaydı, 61 çeşit tRNA olması gerekirdi. Oysa tRNA çeşidi yaklaşık 45'tir. Bunun sebebinin, aynı antikodon bölgesine sahip olarak hazırlanan tRNA'ların, verilen amino asitlere uyumlu olarak birden çok kodonu tanıma yeteneğinde olduğu gösterilmiştir. Kodonların 3. pozisyonundaki baz ile onun antikodonundaki eşi olan 1. baz arasında standart olmayan bir baz eşleşmesi veya "oynaklık" özelliği nedeniyle bir tRNA çok sayıda kodonu tanıyabilir. Bu konuda en değişken tRNA, oynak pozisyonunda inosin (I) bulunduran tRNA'lardır. İnosin, 2. karbon atomunda amino grubu taşımayan bir guanin analoğudur. tRNA antikodonunun oynak pozisyonundaki inosin ile adenin, sitozin veya urasil ile eşleşebilir. Örneğin, tRNA antikodonu CCI olan bir tRNA, GGU, GGC ve GGA şeklindeki mRNA kodonlarına uyup, glisin amino asidini büyümekte olan protein zincirine katabilir.


düzenledi

İlgili sorular

3 cevap
183 gösterim 29 Eylül 2012 Biyoloji kategorisinde misafir sordu
1 cevap
55 gösterim 21 Eylül 2014 Biyoloji kategorisinde misafir sordu
2 cevap
50 gösterim 11 Mart 2015 Biyoloji kategorisinde ece789 sordu
2 cevap
209 gösterim 20 Ekim 2014 Biyoloji kategorisinde misafir sordu
...