471 gösterim
Sanat ve Müzik kategorisinde
düzenledi

1 cevap

0 oy

Kabul edilen cevap

Yunan mimarisi, Megaron denilen ev tipinden gelişmiştir. Bir girişi ve cella (sella) kısmı olan dört köşeli yapıların çatısı örtülüydü. Daha sonraları Megaron yapı tipinin çevresine sütunlar sıralanarak tapınaklar görülmeye başlanmıştır. Tanrı evi olan tapınakların içine girilmez, dışarıdan dua edilirdi; yapının dışına içinden daha fazla önem verilmiştir. Tapınaklar, tanrıya ait kutsal eşyaları ve tanrı heykelini korumak üzere yapılmıştır; cami veya kilise gibi ibadet edilecek yerler değildir.

Yunan mimarisinin en önemli yapı tipi olan tapınaklar, Temenos denilen kutsal alanlara yapılmaktaydı. İlk çağda Batı Anadolu yerleşimlerinde bulunan Megaron tipli yapıların zamanla gelişen örnekleri olan bu tapınaklar, önünde dehlizi bulunan bir dikdörtgen salondan meydana gelen plan tipine sahiptir. Ortada bir sella ve önünde bir sütun sisteminin üzerine gelen alınlıklı bir beşik çatıdan oluşur.

Yunan mimarisi taşıma ve yük esasına dayanır ve yapı katı bir blok etkisinde değildir. En eski tapınakların temelleri taştan, duvarları tahta ve kerpiçten, çatıları ise tahtadan yapılıyordu. M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren tapınaklar taştan yapılmaya başlanmış ve bunların biçimi ile planı belirli kurallara bağlanmıştır. Yapıların en çok dış görünüşlerini etkileyen bu sistem ve oranlar düzenine nizam adı verilir. Yunan mimarisinde 3 temel nizam bulunmaktadır:

  • Dor Nizamı
  • İyon Nizamı
  • Korint Nizamı

Yunan mimarisi ve kültürü; Girit adasındaki Minos, Yunanistan’daki Miken ve Anadolu’daki İonların etkisiyle ortaya çıkmıştır. Yunan uygarlığının ilk şehirleri, yöneticilerin oturduğu Akropol denilen yüksek tepelere kurulmuş olup şehirlerin etrafı kalın ve yüksek surlarla çevrilmiştir. Anadolu’da kurulan ilk kentler Efes, Milet, Priene, Bergama, Didim ve Assos'tur.


düzenledi

İlgili sorular

...