Osmanlı toplumunda gündelik hayat saray, şehir, köy ve kır çerçevesinde ele alınmaktadır. Osmanlı şehirlerinde, özellikle Müslüman kesimde günlük hayat sabah namazına davet eden ezanla başlardı.
Şehir hayatında kıyafetler kişinin toplum içindeki yeri, mertebesi ve servetine göre değişiklik gösterirdi. Kemerlerde kılıflı bıçaklar olan cangiar adı verilen iki hançer taşınırdı. Kemerlerde ayrıca iki mendil ve bir tütün kesesi bulunurdu. Göğüsler cep gibi kullanılarak para, süslemeler, eşyalar ve hüviyet cüzdanları burada taşınırdı.
Dolimanın üzerinde ferace adı verilen, kolları geniş ve uzun bir dış giysi giyilir, kışın ise üzerine kürk eklenirdi. Ayaklarda yünden çoraplar, sarı veya kırmızı deriden mestler ve aynı renkte pantuflaya benzeyen pabuçlar yer alırdı. Müslümanlar sarı, gayrimüslimler ise siyah ve mor pabuç giyerdi.
En önemli başörtüsü olan sarık, Kenarsız kadife başlığın etrafına tülbent sarılarak yapılırdı ve tülbenti sarış biçimi kişilerin mevkilerini gösterirdi. Gayrimüslimler ise sarık yerine külah veya takke giyerdi. Kadınlar sokakta ferace giyer, şık elbiselerini ve kıymetli süslerini ise evlerinde sergilerlerdi.